Ana Sayfa Nedir-Kimdir? Edip Cansever’in yaşam öyküsü Mutlaka Okuyun!

Edip Cansever’in yaşam öyküsü Mutlaka Okuyun!

10
0
Edip Cansever'in yaşam öyküsü Mutlaka Okuyun!
Edip Cansever'in yaşam öyküsü Mutlaka Okuyun!

1
8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğan Edip Cansever, hiç kitap olmayan bir evde büyüdü. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraşan Cansever, ilk şiirlerini ortaokulun ikinci sınıfında yazdı ve bu şiir, bir çocuk dergisinde yayımlandı. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı.
2
17-18 yaşlarındayken, komşuları Nigar Hanım’ın kardeşi Ahmet Hamdi Tanpınar’a ilk şiirlerini gösterdi ve “Bu şiirler çok güzel, hepsi de güzel, ama hiçbiri şiir değil” cevabını aldı.
3
20’li yaşlarında evli ve çocuklu bir genç olmanın yüklerini taşıyan Cansever, hem ev geçindirmek zorundaydı, hem de şiire tutkundu. Hiç mutlu olmamasına rağmen Kapalıçarşı’daki babadan kalma küçük dükkanda halı ticareti yapıyor, bir yandan da şiirler yazıyordu.
4
Cansever dükkanının bulunduğu Kapalıçarşı’yı, “Sınıf ayrımının en belirgin, en somut olarak görülebildiği bir küçük ülkeydi orası, herhangi bir eşyaya sadece para değerini düşünerek bakan koleksiyoncuların o kendisine özgü jestlerini, mimiklerini izlemeliydiniz. Ne güzel senaryolar çıkardı kim bilir.” diye anlatırdı.
5
Cansever’in hayatının en büyük olayı, 1954 yılında çıkan Büyük Kapalıçarşı Yangını’ydı. Bu yangında dükkanı tamamen yandı ve sigortadan aldığı para yeni bir işyeri açamayacak kadar azdı. Çareyi, kendine bir ortak aramakta buldu. Birkaç ay sonra bulduğu ortak, alım satım işleriyle kendisinin uğraşabileceğini söyleyerek ona asma kattaki odasında istediği kadar çalışabileceğini müjdeledi. Edip Cansever dokuz kitabını Kapalıçarşı’da, Sandal Bedesteni’ndeki bu küçük dükkanın asma katında bulunan çalışma masasında yazdı. “Bugün düşünüyorum da ya o yangın olmasaydı?” diyen şair, edebiyat hayatının en verimli yıllarını o yangından sonra yaşadığını vurgular.
6
Yalnızca şiir yazan, neredeyse şiir dışında hiçbir işle uğraşmamaya çalışan şair, “Hemen hemen okumaktan başka olumlu bir şey yapmam, yapamam.” der. Cansever’in şiirlerini, umutsuzluk, uyumsuzluk ve yaşam ilişkileri süsler.
7
1957’de yayımlanan “Yerçekimli Karanfil” adlı kitabıyla 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, 1976’da yayımlanan “Ben Ruhi Bey Nasılım” adlı kitabıyla 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’nü, 1981’de bütün şiirlerini bir araya getiren “Yeniden” adlı kitabıyla da 1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü almıştır.
8
Edip Cansever, 1986 yılında Bodrum’da tatili esnasında geçirdiği beyin kanaması sonucu hastaneye kaldırıldı. Tedavi için getirildiği İstanbul’da hayatını kaybetti…
9
Geriye Cansever’in nesilden nesile yürek okşayan dizeleri kaldı: Hiç böyle ısınmamıştım, daldaki vişneye, vitrindeki aydınlığa, salça kokusuna mutfağımın, akan dereye, uçan buluta, hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya…
10
”Seni unutarak baktığımda bile dünyanın her yerlerinden geçiyorsun. Yayılıyorsun kalabalıklara..Yalnız yayılmak mı? Aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna. Özlenirsin, alabildiğine varsın da. Daha da var oluyorsun gün günden. Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla. Bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin,
bir kuş olsa mavilik derdi buna.”
11
”Fazla şiirden öldü Edip Cansever”
Fazla şiirden öldü Edip Cansever
Cemal Süreya’nın, arkadaşı Edip Cansever için yazdığı şiir, edebiyata adanan pastel bir ömrü gözler önüne seriyor belki de: Yeşil ipek gömleğinin yakası, büyük zamana düşer. Her şeyin fazlası zararlıdır ya, fazla şiirden öldü Edip Cansever.

Bir Cevap Yazın